Gaza Bas!

İnsan… Ne garip varlık… Üç hafta öncesine kadar kendimi değişmiş, dönüşmüş ya da olgunlaşmış – adına ne derseniz deyin- zannetmiştim. Ve evet gördüğüm o ışık hüzmesiyle dışarı çıkacağım ve oh en doğal haliyle ‘Ben’e ulaşmış olacağım. Yine yanıldın be Selo. Hayat bir akış, her şey akıp gider… sen istesen de istemesen de zorlasan da zorlamasan“Gaza Bas!” yazısının devamını oku

1.ay

Ne oldu bana yahu! Aklım başıma mı geldi, kafama taş mı düştü, sihirli bir değnek mi değdi bilemiyorum ama vallahi bana bir şey oldu. Ama ne olduysa o kadar güzel oldu ki… Son 1 aydır başka biri gibiyim, Selen’im ama eski Selen’den çok farklıyım. Bir kere hala düzenimi koruyorum meğer kendini zorlamadığında düzene oturuyormuş her“1.ay” yazısının devamını oku

İyi Ki Doğdum!

1 Mart.. bugün doğum günüm. Doğum günlerinin bir önceki ya da sonraki günden ne farkı var hiç anlamadım. İnsanı devirdiği gün sayısı değil yaşadıkları değiştiriyor. Bazen yıllar geçiyor ama yerinde sayıyorsun, bazen bir an yaşanıyor üç doğum gününe bedel. Bu yıl öyle bir yıldı. Bu yıl aklıma dahi getiremeyeceğim şeyler yaşadım, yaşadık. Oysa ne güzel“İyi Ki Doğdum!” yazısının devamını oku

İyileşiyorum.

Merhaba yeni gün! Sabahın 9’u, işteyim. Camdan dışarı bakıyorum. Bugün hava soğuk ama güneşli. Güneşli  olması çok da umurumda olan bir şey değil bu sıralar. Benim içim bahar bahçe… Birkaç yıldır devam eden, beni günbegün içine alan, kendime güvenimi sarsan kendime karşı olan direncimi kırıyorum. Hissediyorum. Kendi kendime taktığım prangalarımdan kurtuluyorum sanırım. Nasıl başladı henüz“İyileşiyorum.” yazısının devamını oku

Bir Anlık, Sonrası Yok

Anca kendime gelebiliyorum. Ne oldu, nasıl oldu ne ara oldu, ne yaptım hiç bilmiyorum. Çok korktum her saniyesinde yaşadığım korkuyu hatırlıyorum ama ne yaptım, bilmiyorum. Evet İzmir’deki depremi iliklerine kadar hissedenlerden biriyim. Tüm o korkuyu… Buraya kadarmış dedim, öldüm, bu yaşıma kadarmış ömrüm dedim. Çığlıklar attım. Durmadığı her saniye, her artışında sarsıntının biraz daha bağırdım“Bir Anlık, Sonrası Yok” yazısının devamını oku

BİLMİYORUM

Uzun zamandır yazmıyorum. Hatta itiraf edeyim sayfaya bile girmiyorum. Günler birbirini kovalarken, yaşanan farklı bir şey yokmuş gibi gelirken bana sonraları fark ettim ki her gün bir diğerinden daha da berbat aslında. Ne yaşıyoruz biz, ne haldeyiz diye düşünmek kederlenmek ayrı bir de kişisel problemlerim arasında boğulur durumda olmuşum. Kişisel problem dediğim de işte bakmayın.“BİLMİYORUM” yazısının devamını oku

OKUMAK

Kitap okumayı çok seven biri olarak bir süredir bu alışkanlığıma ara vermiştim. Sanırım dizi-film izlemek kitap okumaktan daha pratik gelmişti. Tekrar aldığım bir kararla tekrar rutimin arasına sokmaya çalışacağım. Okumanın her türlüsü güzel. Alışkanlık haline getirip severek okumak istiyorsak illa klasikleri ya da tarih kitapları okuyacağız diye bir şey yok tabi ki. Kitap okuma alışkanlığı“OKUMAK” yazısının devamını oku

Hayal

Balık burcu olmamdan mıdır bilmem beni ben yapan şeylerin başında hayal kurmam gelir. Hayal… gerçekleşmesi istenen özlenen şeyi düşünmek, zihinde canlandırmak demekmiş. Bu tanımı düşünüyorum bir süredir. Düşünmek de bir diğer meziyetim, neyse ona sonra geleceğim. Hayaller, hayallerim… Ben hayal kurarım, çok da güzel kurarım. Yaşarım o hayali, neyin hayalini kuruyorsam duyguyu sonuna kadar da“Hayal” yazısının devamını oku

25 Nisan

Üniversitenin ilk yılıydı, hatta ilk zamanları. Derste gözüm hep o kıza takılırdı. Koyu renk ojeli uzun tırnaklarıyla ders notlarını cep telefonuna yazardı. O zamanlar (ve hala) defter kullanan bir insan olarak sanırım bu garip geldiği için dikkatimi çekmişti. Bir kaç arkadaş edinmiştim tabi. Ama çevreyi genişletmek adına yeni arkadaşlıklar edinmek istediğimize karar verdik ve evet“25 Nisan” yazısının devamını oku

ANI YAŞA!

Zaman su misali akıp geçiyor. Günler ilerliyor çok şey yaşanıyor. Kötü de güzel de bir sürü anı biriktiriyoruz ardımızda. Belki çok canımız yanıyor o an ama yıllar geçtiğinde hafızamızda bile kalmıyor çoğu. Deli kahkahalarımız da zamanla yerini andıkça küçük tebessümlere bırakıyor. Farkettim de hiçbir yaşanan yaşandığı gibi anılamıyor. Geçmişi anmak hayatımızın doğasında var, kopamayız. Kendimize,“ANI YAŞA!” yazısının devamını oku